• ALTIN (TL/GR)
    411,34
    % 0,25
  • ÇEYREK ALTIN
    670,00
    % -0,29
  • AMERIKAN DOLARI
    7,5345
    % 0,28
  • € EURO
    8,9837
    % -0,40
  • BITCOIN
    369270,629
    % 0,01
  • BIST 100
    1.541,98
    % 0,26
  • ¥ YUAN
    1,1600
    % -0,09
  • РУБ RUBLE
    0,1016
    % 1,02

Fon Kullandırma Ürünleri Nelerdir?

Fon Kullandırma Ürünleri Nelerdir?

Katılım Bankalarında Fon Kullandırma

MURABAHA: Katılım bankalarının fon değerlendirme yöntemlerinin en önemlisi bu tür alım satımlardır. Murabaha, “malı kârlı satma’’ manasına gelmektedir. Katılım bankasının, müşterisinin talebi üzerine bir ürünü satıcıdan satın alıp üzerine kâr ekleyerek bu ürünü müşterisine vadeli satması işlemine verilen addır. Altın, gümüş veya paranın vadeli murâbaha sözleşmesine konu edilmesi caiz değildir. Bu hüküm, Hz. Peygamber’in (s.a.v) altın ile gümüşün mübadele edilmesi hâlinde bedellerin “peşin” olması gerektiğini ifade eden hadisine dayanır. Tarafların, murâbaha borcunun taksitler hâlinde ödenmesi üzerine anlaşmalarının caiz olduğuna dair hüküm, murâbaha akdinin satış sözleşmesinin bir türü olmasına dayanır. Satış sözleşmesinde ödenecek bedelin peşin, vadeli veya taksitli olması caizdir.

SELEM: Vadeli olarak teslimi kararlaştırılan standart bir malın peşin bedelle satımına “selem” denir. Teslimi sözleşmede belirlenen vadede gerçekleşecek malın cinsi, niteliği ve miktarı gibi bütün özellikleri hiçbir muğlaklık olmaksızın tam ve net olarak sözleşmede belirtilmelidir. Sözleşmenin yapısı itibarıyla ürünün alıcısı, fiyat artışına karşı kendisini korumuş olurken, ürünün satıcısı nakit ihtiyacını karşılamış olur. Bu sözleşme selem satıcısına, selem malını teslim edinceye kadar almış olduğu bedeli dilediği gibi kullanabilme imkanı ve malı hazırlayıp vadesinde teslim etme fırsatı verir. Selem sözleşmesi genellikle ziraat ve çiftçilik alanında kullanılan bir akit türü olmakla birlikte meşrutiyeti sadece bu alanlara has değildir. Teverruk, bir malın taksitle satıcısından alınıp, başka birine peşin olarak satılması işlemine denir. Buradaki amaç nakit ihtiyacının karşılanmasıdır. Bu yöntem Katılım Bankaları tarafından müşterilerin borçlarını yeniden yapılandırmak amacıyla da kullanılır.

TEVERRUK: Teverruk konusu emtianın ticari mal, araba, meşru bir şirketin hisseleri, uluslararası ya da yerel bir ürün, altın ve gümüş dışında bir metal olması mümkündür. Vadeli ticareti caiz olmadığı için altın, gümüş ve para teverruk işlemlerine konu edilemez.

İSTISNA: İstisna, bir yüklenicinin belirli bir ücret karşılığında malzeme kendinden olmak üzere nitelikleri önceden belirlenmiş bir eseri imal etmesi için yapılan bir sözleşmedir. İstısna sözleşmesi, halihazırda var olmayan ve gelecekte üretilecek standart olmayan bir malın satılması işlemidir. Katılım Bankaları, istısna sözleşmesi yoluyla üretilecek eseri yüklenicinin imal etmemesi halinde imalatından sorumlu olmak şartıyla finanse edebilir.

İCARE: Tüketilmeden kullanabilen bir varlığın kullanım hakkının (menfaat) belirli bir süre için müşteriye temlik edilmesi işlemine icâre denir. Hizmet ve iş sözleşmeleri de icâre kapsamında ele alınır. Katılım Bankaları peşin bedelle kiraladıkları malı ve aldıkları hizmeti vadeli bedelle müşterilerine kiralamak ve hizmeti satmak suretiyle finansman sağlayabilirler.

FİNANSAL KİRALAMA/LEASİNG: Bir malın mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya bir bedel karşılığında devredilmesiyle sonuçlanan kiralama işlemine finansal kiralama/leasing denir.

MUDAREBE: Bir tarafın bilgi, emek ve tecrübesini, diğer tarafın ise sermayesini ortaya koyması ile kurulan ortaklığa denir. Başka bir ifadeyle mudârebe, girişimci ile sermaye sahibinin taraf olduğu bir ortaklık anlaşmasıdır. Katılım Bankası böyle bir ortaklığa emek sahibi veya sermayedar vasfıyla taraf olabilir.

MÜŞAREKE: İki ya da daha fazla kişi arasında meydana gelen ve taraflardan her birinin nakit veya nakdî değeri tespit edilmiş aynî sermaye koyarak katıldığı ortaklık sözleşmesidir. Müşârekenin mudârebeden farkı, ortaklardan her birinin nakdî veya aynî sermaye koyması, ortaklık sonucunda oluşacak kârın başlangıçta anlaşılan kâr paylaşım oranlarına göre, zararın ise taraflarca konulan sermaye miktarlarıyla orantılı bir şekilde paylaşılmasıdır. Buna karşılık mudârebe taraflardan birinin sermaye diğerinin ise emek katkısının bulunduğu bir ortaklıktır. Bu ortaklıkta kar, müşârekede olduğu gibi taraflar arasında başlangıçta anlaşılan kâr paylaşım oranlarına göre paylaşılırken, parasal zarar sadece sermaye sahibine ait olur; emek sahibinin kaybı ise emeğidir.

YATIRIM VEKALETİ: Kısaca bir kimseyi bir yatırım işlemi için yetkilendirmektir. Bir kimsenin sahip olduğu sermayeyi işletip değerlendirmesi için başka birisini ücret karşılığı veya ücretsiz olarak yetkilendirmesidir. Bu işlemde Katılım Bankası vekil veya müvekkil olarak yer alabilir.

Yatırım vekâleti işleminin faizsiz finans ilkelerine uygun olmasını sağlayan, vekâlet işleminin fıkıhta meşru kabul edilen akitlerden biri olması ve karşılığında bedel alınmasının caiz olması, ana para ve/veya kârı konusunda garanti verilmemesi ve yatırım yapılacak konunun meşru olmasıdır.

Katılım Bankası’nın vekil olarak bulunduğu bir yatırım vekâleti işleminde, tasarruf sahibi sermayeyi işletip değerlendirmesi için katılım bankasını yetkilendirir ve sermayeyi teslim eder. Katılım bankası kâr ve zarara ortak değildir. Kâr ve zarar tamamen yatırımcının olur. Ancak katılım bankası kasıt, kusur ya da şarta muhâlefeti varsa bundan kaynaklanan zararı tazminle mükelleftir. Katılım bankası ile yatırımcı, kârın beklentinin üzerinde gerçekleşmesi halinde fazla tutarın prim mahiyetinde bankaya ait olması üzerine anlaşabilir.

Yatırım vekâletinin, diğer tasarruflara yönelik verilen genel vekâletten farklı olmasının dayanağı, yatırım vekâletinin bir fonu işleterek değerlendirmeye yönelik olmasıdır. Yatırım vekâleti bu yönüyle mudârebe ve müşâreke ile benzerlik gösterir. Ancak yatırım vekâleti, yapısı itibarıyla icâre akdine (hizmet/iş sözleşmesi) daha çok benzediği hâlde mudârebe ve müşâreke akitleri, ortaklık türleri arasında yer alır.